Merhaba Boğaziçi Hazırlık Öğrencisi ve Saygıdeğer Remedial (en sevdiğim) :),

Ben Seyit Hamit Can (Seyid Hamid Can).  Boğaziçi BUDDY kurucusu / admini, Boğaziçi İngilizce Öğretmenliği mezunu ve İngilizce Koçuyum.

Burada Listening, Reading ve Writing için nasıl çalışabileceğini yazacağım.  Umarım işine yarar.

2012’den beri tuttuğum istatistiklere bakarsak Boğaziçi Proficiency sınavının en zor bölümü Reading, sonra Listening, sonra Writing’tır.

Şimdi neler yapman gerektiğine bakalım.


Sınava Kadar Ne Yapmalıyım?  Nasıl Çalışmalıyım?

Sınav 7 Ocak 2020’de.  Benim Proficiency eğitimim 30 Eylül 2019’da başlıyor.  Dersler Levent Kolektif House’da.  Ofis ortamını hemen beğeneceksin 🙂

Benimle ilgili detaylı bilgi almak ve kim olduğumu, kimlere ders verdiğimi öğrenmek için buraya tıkla.

Şimdiye kadar benden ders alan ve Boğaziçi Proficiency sınavını kolaylıkla geçen mezunların yorumlarını ve listesini görmek için buraya tıkla.

“Proficiency Camp” adını verdiğim Boğaziçi Proficiency kampıma katılmak ve sınavı kesin olarak geçmek istiyorsan buraya tıkla.

NOT:  Şimdiye kadar 18 Proficiency sınavına girdim.  Amacım sınavdaki değişiklikleri gözlemlemek.  Bir sınava hazırlıyorsam öğrencileri, o sınavı sıkıca takip etmem gerektiğini düşünüyorum.

Bu sınavlardaki tüm soru kelimeleri, eş anlamlı / zıt anlamlı kelimeleri, soru yapılarını ve genelde ne tarzda sorular sorup, hangi taktikleri kullandığını tek tek inceleyip not ediyorum ve bir sonraki Prof’a hazırlanan öğrencilerime tek tek anlatıyorum.


Listening İçin Ne Yapsam?

Dizi İzlemenin Faydası Var Mı?  Ya Da TED?

Sınava kadar her gün en az 1 bölüm dizi izle.  Fırsatın varsa iki bölüm izle.

İzlediğin dizi hep aynı tür olmasın (komedi, dram, korku, vs).  Değişik dizileri takip et.

Seçeceğin diziler genelde bilim, psikoloji, sosyoloji, çevre, tıp, vb akademik konuları içerirse çok daha iyi olur.

Benim tavsiye ettiğim:  Breaking Bad, Lost, Mentalist, Fringe, vb.

breaking

 

 

TED izlemek istiyorsan da sadece kendi alanındaki (örneğin Felsefe) videoları izleme.

Sürekli farklı konularda TED videoları izle.

ÖNEMLİ:  İlk dizi – TED videosundan itibaren kesinlikle ve kesinlikle alt yazı olmasın.  Ne İngilizce, ne Türkçe.

“İngilizce altyazı iyidir.  Başlarda öyle izle.” diyenler olabilir.  Sen bir hocanın taktiğini yakala ve ilerle.

Birçok hocadan fikir alırsan (her birinin kendi tarzı ve taktiği olduğu için) kafan karışır.

Benim 2005 Boğaziçi İngilizce Öğretmenliği mezunu olup da hala alt yazılı film izleyen arkadaşlarım var.

Ben 2001 yılında alt yazıyı kaldırdım.  Bir filmi 2-3 kez izledim.

Başlarda anlamıyordum.  Sonra %20, 25, 40 anlamaya başladım.

Şimdi bir Japon İngiliz sosyetesinin aksanı ile Neuropsychology ile ilgili akademik eğitim bile verse %98 her şeyi anlıyorum (terimler hariç).

Ama her gün mutlaka bir dizi veya film izliyorum İngilizce.

Sınava kadar düzenli her gün 1-2 dizi, 1-2 TED vb videoları alt yazısız izlersen sınavda hocanın dediklerinin çoğunu anlarsın.

Selective Listening’im Kötü.  Ne Yapabilirim?

– Piyasada ne kadar Selective Listening kaynağı varsa topla.  Her gün mutaka 1 adet SL yap.

Cevaplarını kontrol et.  Yanlış yaptığın soruların ses kayıt kısmını aç ve dinle.  Neden orada yanlış yapmışsın?  Kelime mi bilmiyorsun, yoksa soru yapısını mı anlamadın?  Bunları not et ve öğren.

Bende piyasadaki neredeyse tüm kaynaklar var.  Kolaydan zora doğru sıralanmış.

Öğrencilerimle sınıfta dinliyoruz bunları ve ayrıca ödev olarak veriyorum.  Böylece “acaba hangi kaynağı çalışsam, ne yapsam” dertleri olmuyor.

Tüm kaynakları sağlamış oluyorum.  Kelime dahil.

Tek yapmaları gereken derse bir kalem ve silgi ile gelmek 🙂

Soruları bölmeyi öğren.

Örnek:  Which year was Rio Olympics held?”  sorusunda şunları anlaman lazım.

Bu sorudaki which bana seçenek sunacak demek.  What ile sorsaydı sınırsız yıllar arasında seçmem gerekecekti.  Demek ki Listening sırasında bana sınırlı yıl verilecek, veya şıklı bir sorudan oluşuyor ve o şıklar arasında seçim yapmam lazım.

Year dediği için birden fazla yıl istemiyor demek.  Yıl aralığı da istemiyor.  Tek bir yıl istiyor benden.

Was dediği için geçmişten bahsediyor.  Yani şu andan veya gelecekten bahsetmiyor.

Rio Olympics‘i büyük yazdığı için demek ki bu özel bir isim.  Demek ki sınav sırasında olimpiyatlar / organizasyonlarla ilgili bir giriş cümlesi sunacak hoca ve ben de o zaman bu sorunun cevabının yaklaştığını bileceğim.

Held demiş.  Hmm.  Bu hold fiilinin 3. haliydi galiba.  Peki hem was var hem held var.  İki fiil var.  Demek ki bu pasif bir cümle.

Yani ben bu cümleyi düz (aktif) yaparsam “Rio Olympics was held in _______.” olacak.

Bu sorunun öznesi Rio Olympics.  Benden cevapta istenilen şey “ne zaman” değil.  Yani ben in 1993 diyemem.  Çünkü preposition eklersem yanlış sayabilirler.

Benim cevapta sadece 1993 demem gerekiyor.

Öğrencilerimle soruları bölmeyi o kadar detaylı inceliyoruz ki sınav anında soru hazırlayacak duruma geliyorlar 🙂

Tek başına çalışacaksan, bir arkadaşından (grammar’i iyi olan birinden) arada sırada destek al ve soruyu bölmesini rica et.

ÖNEMLİ:  Bana göre (öğrencilerime hep söylerim) soruyu anlamak cevabın yarısı değildir.  Cevabın %70’idir.  Geriye kalan %30 diğer şeylere bağlıdır.

Soruyu anlama kısmında İngilizce bilgin, grammar bilgin, kelime bilgin vb her şey dahil oluyor.

Soru Bölmeyi Öğrendim.  Sırada?

İster Selective olsun ister Careful olsun tüm Listening’ler aslında yarın öbür gün bölüme başladığında derslerde anlatılan konulardan oluşuyor.

Yani belli bir akışı var.  Önce konu ile ilgili ön bilgi verilir, tanım yapılır, genişletilir, örnek verilir, önemli yerler iki üç kez tekrarlanır vb.

Bu yüzden soruyu tam anlarsan, Listening’i takip etmen kolaylaşır.  Hoca hangi kelimeleri söylerse, cevaba yaklaştığını ve artık dikkat etmen gerektiğini öğrenmiş olacaksın.

Bunu öğrencilerimle defalarca çalışıyoruz.  Örneğin, bazen Listening’i durdurup “3. sorunun cevabı ne?” diye soruyorum.

Bazı öğrenciler bir iki cevap uydurmak istiyorlar 🙂  Düzenli dersi takip edenler ise “Hocam daha 3. soruyla ilgili bir giriş yapmadı ki.” diyorlar.

Anlıyorum ki bu ikinci örnekteki öğrenci “bir dersin girişini, gelişmesini, örneklemesini vs” anlıyor.

Soru OK, Akış OK, Şimdi?

Kelime var.  Haftalık belli bir kelime sınırlaması koy kendine.  Basit kelimelerle başla ve akademik kelimelere doğru ilerle.

Öğrencilerimle günlük kelime sınırı 25’tir.  Yani haftada 175 kelime.  Tabi derste öğrendiğimiz kelimeler hariç.  Onları da eklersek, günlük ortalama 45-50 kelime oluyor.

Bazı kelimeler tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.  Ama sınava kadar bir çok kelimenin yazılışını, telaffuzunu, anlamını öğrenmiş oluyoruz.

Sen kendi başına çalışacaksan, bir kelimeyi sadece anlamı ile öğrenme.

Önce anlamını öğren.  Sonra yazılışını.  Sonra gerçek telaffuzunu.

Bu 3’luyu öğrenene kadar bir sonraki kelimeye geçme.

Bir arkadaşına liste verip “bana okusana, ben yazıyım” deme.  Çünkü büyük ihtimal ile Remedial telaffuzu ile okur : )

Sen de o telaffuza alışırsın.  Örneğin “chocolate” kelimesini çokolate (İtalyanca gibi – 4 heceli) veya çokolıt (bilinmeyen dille 3 heceli) olarak okuyanlar olacak.

Ama sınıfta hoca bunu 2 heceli okuyacak “çaklıt” (tam telaffuzu böyle değil ama en yakını bu).  Sen diğerine alışırsan chocolate’i gerçek telaffuzla duyunca anlamayabilirsin.

Bu sadece basit bir örnek.

Ödev olarak verdiğim kelimelerin hepsinin kendi telafuzumla kaydedilmiş videoları var.  Öğrencilerim onları izleyip çalışırlar.  Böylece karışıklık olmaz.

Örneğin bir öğrencim “invasion” kelimesini “invasyon” olarak okumuştu.  Sınıfta baya eğlenmiştik ve bu kelime üstünde durmuştuk ve sınavda Listening’te bu kelime çıkmıştı.  (Eylül 2019 sınavında da aynı kelime çıktı).

Doğru telaffuzu “in vey jn” (gerçek telaffuza yakın).  Çalışmasaydık bir çok öğrencim yanlış yazabilirdi, veya anlamazdı bu kelimenin o kelime olduğunu.

Başka?

Kendine hedef koy en baştan.  “Ben ilk Listening’ten bir soru yaparsam benim için yeterli” de.  Bir sonraki hafta 2 soru, sonraki hafta 3 soru….

Böylece 15 haftalık çalışma sonucunda demek ki sorulan soruların neredeyse hepsini doğru cevaplayabilirsin.

Başka?

Yanlış cevaplarını mutlaka not et.  Yanlış yazdığın kelimeleri özellikle not et.  Ve en çok bu hataları düzeltmek ile uğraş.

Sınav Sırasında Selective İçin Ne Yapmalıyım?

Soruları dikkatli oku.  Sınavdan önce kulağında TED konuşmalarından İngilizce bişiler çaladursun.  Evden çıkıp hoca sınavı başlatana kadar sürekli İngilizce bir şeyler dinle.

Etraftakilerle pek konuşmamaya çalış 🙂

Çok fazla taktik var aslında, ama bunları anlatmak bir dönem sürüyor.

Careful İçin Ne Yapmalıyım?

Dikkatli dinlemeyi öğren.  Ders gibi düşün.  Hoca sana bir dersi anlatırken, nasıl sırayla takip edebiliyorsan, en önemli yerleri düzgün not tutabiliyorsan, numaralar ve harflerle anlatılanları bölebiliyorsan ve senin notunu başka bir öğrenci alınca her şeyi kolayca anlayabiliyorsa, aynı şekilde Careful Listening sırasında hepsini uygula.

Her şeyi not alma diyor hoca.  Tanımlar, nedenler, sonuçlar, iki kez tekrarlanan cümleler, numaralandırmalar, vb en önemli noktaları not al.

Öğrencilerimle her hafta bunlardan ikisi üzerinde duruyoruz.  Böylece Careful Listening sırasında neleri yazman gerektiğini kolayca çözüyorsun.

Başka?

“Wall Street:  Money Never Sleeps” filminde Michael Douglas bir konferans veriyor.  Konferansın sonunda şunları söylüyor:

“Her şeyi bir kenara bırakın.  Şimdiye kadar öğrendiklerinizi, şu ana kadar anlattıklarımı ve okuduğunuz her şeyi bir kenara bırakın.  Gerçekten bu konuyu öğrenmek istiyor musunuz?”

Seyirciler delice “Evet” diye bağırıyorlar.

O da “Size 3 kelime söyleceğim ve bu altın değerindedir.  Buy My Book – kitabımı satın alın.”  Herkes gülüyor 🙂

Benimki 3 kelime değil, sadece 2 kelime 🙂 “Eğitimime gel.”


Reading İçin Ne Yapsam?

Reading Prof’un en zor kısmıdır.  Hem sınavda en yüksek yüzdeye sahip %40 (L %30, W %30), hem en çok çalışman gereken bir bölüm.

Adım 1:  Kelime

Bol bol kelime çalışman lazım.  Bunun için Cesur Öztürk’ün “Essential Academic Vocabulary” kitabını al ve çalış.  Hem kelimeleri anlatıyor.  Hem alıştırmalar sunuyor.

Kelimelerin eş anlamlılarına veya okunuşuna odaklanma.  Sadece anlamını öğrenmen yeterli.

Öğrencilerimle sınava kadar her gün 25 akademik kelime öğreniyoruz.  Tabi derste öğrendiğimiz kelimeleri eklersek günlük 45-50’ye çıkıyor.  Kelimeleri daha kolay öğrenmenin taktikleri var.

Sınavı geçen öğrencilerim hala öğrendikleri kelimelerin okuldaki derslerde ne kadar işe yaradığını söylüyorlar.

Adım 2:  Soruları Anlama

Soruları anlamak için Listening’te verdiğim örneğin aynısını buraya da yazıyım.

Örnek:  Which year was Rio Olympics held?”  sorusunda şunları anlaman lazım.

Bu sorudaki which bana seçenek sunacak demek.  What ile sorsaydı sınırsız yıllar arasında seçmem gerekecekti.  Demek ki Listening sırasında bana sınırlı yıl verilecek, veya şıklı bir sorudan oluşuyor ve o şıklar arasında seçim yapmam lazım.

Year dediği için birden fazla yıl istemiyor demek.  Yıl aralığı da istemiyor.  Tek bir yıl istiyor benden.

Was dediği için geçmişten bahsediyor.  Yani şu andan veya gelecekten bahsetmiyor.

Rio Olympics‘i büyük yazdığı için demek ki bu özel bir isim.  Demek ki sınav sırasında olimpiyatlar / organizasyonlarla ilgili bir giriş cümlesi sunacak hoca ve ben de o zaman bu sorunun cevabının yaklaştığını bileceğim.

Held demiş.  Hmm.  Bu hold fiilinin 3. haliydi galiba.  Peki hem was var hem held var.  İki fiil var.  Demek ki bu pasif bir cümle.

Yani ben bu cümleyi düz (aktif) yaparsam “Rio Olympics was held in _______.” olacak.

Bu sorunun öznesi Rio Olympics.  Benden cevapta istenilen şey “ne zaman” değil.  Yani ben in 1993 diyemem.  Çünkü preposition eklersem yanlış sayabilirler.

Benim cevapta sadece 1993 demem gerekiyor.

Öğrencilerimle soruları bölmeyi o kadar detaylı inceliyoruz ki sınav anında soru hazırlayacak duruma geliyorlar 🙂

Tek başına çalışacaksan, bir arkadaşından (grammar’i iyi olan birinden) arada sırada destek al ve soruyu bölmesini rica et.

ÖNEMLİ:  Bana göre (öğrencilerime hep söylerim) soruyu anlamak cevabın yarısı değildir.  Cevabın %70’idir.  Geriye kalan %30 diğer şeylere bağlıdır.

Soruyu anlama kısmında İngilizce bilgin, grammar bilgin, kelime bilgin vb her şey dahil oluyor.

Adım 3:  Search Reading

Search Reading’te önce soruyu tam anlamaya çalış (bir önceki adımdakileri takip et).

Sonra soruda geçen kelimeler ile ilgili kısmı bulmaya çalış metinde.  Örneğin “What did the interviewer ask the students in her second trial?” sorusunda özne interviewer.  Bu kelimeyi metinde bulmaya çalış.

Tabi ki önce başlıklara bak.  Başlıklardan birinde the interview varsa demek ki o kısmı okuman lazım.  Önceki paragraflar ile zaman harcamazsan iyi olur.

O kelimenin geçtiği paragrafı buldun.  Şimdi de o paragrafın başından itibaren okumaya başla ve aynı Careful Reading’i ne kadar dikkatli okuyorsan o kadar dikkatli oku o kısmı.

Bağlaçlara dikkat et mutlaka.  Dil bilgine güven ve soruların genelde dil bilgini ölçtüğünü unutma.

Cevapların hepsi sıralı.  Zaten bunu biliyorsun.

Sorunun cevabını bulur bulmaz durma.  Biraz daha oku.  Belki de “however” bağlacıyla bir başka şey sunabilir sana.

Adım 4:  Careful Reading

Önce birinci soruyu oku.  Anla (2. adımdaki gibi).

Sonra da ilk paragraftan itibaren yavaş yavaş anlaya anlaya okumaya devam et.

Dikkatli oku, çünkü soruların cevabını tak diye bulamıyorsun genelde.  Çıkarım yapman gerekebilir.

Şıklı sorularda, her bir şıkı yüzde yüz anlamaya çalış.  Her bir kelimesini oku.  Bir kelimeyi bile atlama.

Her okuduğun şıkta bir veya iki kelimenin altını çiz.  Böylece metni okumaya başlayınca o kelimeler sana yardımcı olur.

Tüm şıkları okuduktan, altını çizdikten ve tam olarak anladıktan sonra metni okumaya devam et.

Şık şık gitmemeye çalış.

En son kısımdaki terimlerle paragrafları eşleştirme veya terimler ile verilen cümleleri birleştirme kısmında önce cümlelerden birincisini oku.

Anladıktan sonra terimlere göz at.  Ve birinci terimi bul metinde.

İyice oku.  Eğer birinci terim ile birinci cümle arasında alaka yoksa bir sonraki terimin yerini bul ve onu oku.

Böylece bir sonraki cümleye geçerken, ilk terimi zaten anlamış olursun iyice.

Adım 5:  Başka?  Kaynak Maynak vs?

Reading’e hazırlanmak uzun süre alıyor.

Cesur Öztürk’ün kelime kitabını al çalış.

Reader at Work 1 ve 2, More to Read 1 ve 2 al.  Bu 4 kitabı sınava kadar bitirirsen (her Reading’ten bilmediğin en az 10 kelimeyi öğrenecek şekilde) sınavı geçme ihtimalin baya yükselir.

Hepsini bir anda alamıyorsan, tek tek al çalış çöz.  Sonra diğerini al.

En çok hangi soru tiplerinde hata yaptığına dikkat et ve onlara odaklan.


Writing İçin Ne Yapsam?

 

in the school

 

Writing Prof’taki en kolay geçilebilecek bölümdür.

Ben öğrencilerime özellikle Ocak, Haziran ve Ağustos sınavları için gönül rahatlığı ile %100 geçme garantisi verebiliyorum.

5 derste F4 notlu öğrencilerim bile sınavı geçtiler.

Neden?  Çünkü sınavın sistemi belli.  Okuyan hocaların tarzını biliyorum.  Ne istediklerini, neleri yazmaman gerektiğini ve iyi bir YADYOK essay’inin nasıl yazıldığını çok iyi biliyorum.

Öğrencilerimle sadece 1. ve 2. derste Writing yazıyoruz.  Sonrasında sınava kadar her bir öğrencimle birebir ÖZEL DERS yapıyoruz.  4 essay yazıyor ve beraber okuyoruz.  Ödev olarak evde okumuyorum, yan yana birlikte okuyoruz.  Yani sınava kadar yazacağın HER BİR essayı birlikte baş başa okuyoruz.

Sen de birini bulup her bir Writing’in için feedback al.

Adım 1:  Grammar Konularının Hepsini Ezberliyim Mi?

“Tabi ki ezberle.  Past Perfect Continuous ile 4 Phrasal Verb ile 2 Advrbial Phrase’i bir cümlede kullanamıyorsan bırak bu işleri.  Tüm grammar sınavlarından 100 üzerinden 100 alamıyorsan yine bırak bu işleri.  Otur hemen sıfırdan grammar’a başla.”

Dememi bekliyorsan, yanılıyorsun : )

Genelde Remedial öğrencilerinin duymak istediği budur.  Hep kendilerini grammar’da eksik hissediyorlar ve birilerinin “Otur.  Hatta oturma, takla atarak şu konuları ezberle çalış öğren.  Hadi çop çop!” demelerini bekliyorlar.

Grammar’da yapman gereken şu.  Birine Writing’ini okuttuğunda sadece o Writing’te yaptığın grammar hatalarını yok etmeye çalış.  Okuyan kişi grammar biliyorsa, senin zorlandığın konuyu hemen anlatsın o anda.

Adım 2:  Grammar OK.  Peki Akademik Kelime?

Essay’ınde akademik kelime kullanmak zorunda değilsin.  En basit kelimelerle bile sınavı geçebilirsin.

Düzgün yaz, grammar hatası fazla yapma, bağlaç kullan, bir kelimeyi yazdıysan bir dahakinde eş anlamlısını kullan.  Akademik kelime kullanmasan da olur.

Ama kullanırsan ve doğru kullanabilirsen o zaman tabi ki puanını artırır.

Adım 3:  Bağlaç Kullanıyım Mı?  Bir Essay’de 375 Bağlaç Çok Mu Az?

Bağlaç tabi ki kullan.  Bağlaçların her birini nasıl ve nerede kullanman gerektiğini öğren.

Bazı öğrencilerimin ilk günlerde yazdıklarını okuyunca gülme krizi geçiriyorum.

Hani bazen bir YADYOK hocasının önünde bir sürü Writing görürsün (dışarıda bir mekanda veya kantinde) ve hoca kahkaha atarak okuyordur.

Niye öyle okuyor?  Bir örnek veriyim:

“As far as all the humanity is and will be concerned, for the sake of all the breathes that we take, I like pets.”

“As the previously mentioned statistics cristally clearly depict, a hypothetical conclusion can easily be inferred from the given data, and the conclusion that can be implied is that children are lazy.”

Yani sen burada abartılı ve hatalı bol bol bağlaç kullanıp, cümleyi uzatıp sonra da evcil hayvanları seviyorum veya çocuklar tembel gibi bir şey yazarsan hoca tabi ki kahkaha atar.

Hangi yabancı sana “Münferit sebeplerden ötürü, ekselansların bize bahşen sunmak istediği ve istirham ederim ki külliyen ve umumiyen doğru dayanaklara dayandırılabilecek hususların başında şu yatar ki ben kedi seviyorum.” dediğini hiç duydun mu?

Tabi ki yukarıdakiler çok abartılı ama kıssadan hisse şudur:  Sırf bağlaç yazacağım diye basit cümleler ile komplike bağlaçları birleştirme.

Bol bağlaç kullan, kolay bağlaçlar olabilir, bir bağlacı kullandıysan bir dahakinde onun eş anlamlısını kullan vs vs.

narc

Adım 4:  Her Gün Bir Essay Yazıyım Mı?

Tabi ki yaz (!)  Pablo Escobar (uyuşturucu baronu) yakacak odun bulamadığı için şöminede bir milyon dolar yakıp ısınmıştı.  Neden?  Çünkü parası boldu.  Sende de essay bolluğu olacak.  Hazır kış gelmişken sen de essaylerini yakacak olarak kullanabilirsin ya da birini bulup okutabilirsin.

Kimse de her gün senin essaylerini okumayacağı için veya 7 essayını birden haftada bir de olsa okumayacaği için bence haftada maksimum 4 essay yaz.  Önemli olan essay yazmak değil de okutulmasıdır.  Aslında önemli olan o da değil, okutulan essaylerin kime okutulduğudur.  Onu da geç okutulan essaylerde çıkan hataların doğrularını öğrenmektir.  Ondan da öte o hataları bir daha tekrarlamamaktır.  Olay budur.  Bunu yapabiliyorsan haftada 2 essay bile yeterli.

Adım 5:  Örnek Veriyim Mi?

Kesinlikle ver.  İki body paragrafın varsa iki örnek yapıştırmaya çalış.  Örnek vermeyi öğren.

Adım 6:  Kendim Mı Çalışıyım?

Evet.  Ama mutlaka ve mutlaka essaylerini birilerine okut.


SONUÇ OLARAK

Kendin çalışarak sınavı geçebilirsin.  Ancak çoğu zaman kendi başına çalışan arkadaşlar pek başarılı olamıyorlar.  Yukarıdaki taktikleri dikkate al ve ona göre kararını kendin ver.

Benden ders alsan da almasan da şu iki kanalımı takip etmeni ŞİDDETLE tavsiye ederim.

youtube.com/bucampus

instagram.com/bucampus

Author: BUCampus

The Simplest Way To Learn.  

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">html</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>